Friday, February 24, 2012

Googlighting "Sonunda akıllı birileri çıktı"

Microsoft firmasının hazırladığı bu videoda Google Apps ürününün firmaları gerçekten zor durumda bırakabileceği eksiklikleri vurgulanmış. Kişisel bilginin güvenliği konusunda geçtiğimiz yıllarda canı fena halde yanan Google firmasının, iş sahipleri için güvenilir bir yer olmadığı bu videoda açıkça dile getiriliyor. Google firmasının geçtiğimiz zamanda özellikle kişisel bilgilerin güvenliği konusunda kaybettiği bu prestiji nasıl onaracağı (ki onarmak istediği de şüpheli) konusu teknoloji editörleri arasında tartışma konusu.

İşte o video:




Videoda, kibirli tavırlar sergileyen ve iş yapmak isteyen adam Googlighting Stranger olarak geçiyor. 12 yıllık reklam satışı deneyimi olan karakterimiz Google Apps ürününü görüştüğü şirkete pazarlamaya çalışıyor. Googlighting bulut üzerine uzman olduğu ve şirketin buna ihtiyacı olduğunu söylüyor. Şirket sahibi bizim üzerimizde labratuar faresi gibi deney mi yapacaksınız diyor, Googlighting ise biz öncüler olarak adlandırıyoruz diyor. Çalışanlarım Powerpoint ve Excel kullanıyor, uygulamalarınız bunun gibi çalışıyor mu diyor; Googlelighting potansiyel olarak evet diyor.  Şirket sahibi uygulamanın yazım denetimi yapıyor mu, sorusuna Googlighting evet kısmen yapıyor cevabını veriyor. Eğer çalışanlarım dökümanlar üzerinde revizyon yapmak isterlerse diyor ve Googlighting merak etmeyin çok fazla soru soruyorsunuz diyor. Yapabilirler mi sorusuna evet eğer Internetleri varsa cevabını veriyor. Şirket sahibinin ürünleriniz değişebilir sorusuna, Googlighting hangi özellikleri değişebileceğimize ve kaldıracağımıza zamanla karar veriyoruz diyor. Şirket sahibi, biz uygulamayı kullanırken özelliklerini değiştireceksiniz o zaman diyor. Googlighting kesinlikle diyor. Şirket sahibi ben işe geleceğim ve yazılım dün olduğundan farklı olacak o zaman diyor. Googlighting değişebilir, gelişebilir veya tamamen kaldırılabilir, kim bilir diyor. O esnada arkaplanda çalan müziğin sözleri ise şöyle "Google Wave uygulamasını öldürdü ve Buzz'ı da aynı şekilde öldürdü. Eğer Google Apps mezarına kavuşursa, işiniz yarım kalır. Öyleyse kendinize sorun, bu adamı neden işe alasınız? Googlighting Stranger'a güvenmeyin. Çünkü o sizin tarafınızda değil.

Friday, January 27, 2012

iPad'in çılgın yükselişi

Geçen yıl hem Mac hem de iPad için iyi bir yıl oldu. Tim Cook Mac satışlarının çoğunu iPad'in tetiklediğini ancak iPad satın alan müşterilerin çoğunun Windows PC pazarından geldiğini açıkladı.

PC satışlarının düşüşte olması bu söylevi kanıtlar niteliktedir. Aksine Mac satışları bu düşüşten etkilenmemektedir.

Sağdaki grafikte iPad ve Mac satışlarının karşılaştırması bulunuyor. iPad'in 2 yıl üst üste satışlarda büyüme yakaladığı açıkça görülüyor. iPad satışları Mac satışlarının çok ilerisinde.

iPad satışlar rakamları tek başına HP PC satışlarının üzerinde. iPad ve Mac'in toplam satışları 5 milyon adet, neredeyse en çok PC satışı yapan HP'den %30 daha fazla.

Command & Conquer HTML 5 ile yeniden

1990'ların efsane oyunlarından C&C'nin ilk sürümü Aditya Ravi Shankar tarafından HTML 5 teknolojisi kullanılarak webe taşındı. Oyunu aşağıdaki adresten inceleyebilirsiniz.

http://apps.nahklick.de/cnc/

Oyunu inceleyince HTML 5'in ne kadar güçlü bir araç olduğunu tekrar göreceksiniz.

Wednesday, January 25, 2012

İçimde akıllı birşey var

Yutulabilir yeni mikroçip insan vücudunu içeriden izlemeye imkan tanıyor.

Smartplanet sitesinin haberine göre sensörlü bu tabletler Helius olarak adlandıracakmış. Bu çipler haplarla birlikte satılabileceği gibi üreticiler tarafından doğrudan da satışa sunulacakmış. Bu haplar normal ilaçlara ek olarak alınacak ve aşağıdaki işlevleri yerine getirecekmiş.
  1. Sensörler mide asidi ile aktif hale gelecekmiş. Patates pilleri mantığıyla çalışacakmış
  2. Her sensör (bir tanesi kum büyüklüğünde), az miktarda bakır ve magnezyum içerecekmiş. Bu hapları yuttuğunuz zaman voltaj üreten bir patatese dönüşecekmişsiniz. Bu voltaj, dijital sinyal üreten sensörleri çalıştırmak için kullanılacakmış.
  3. Bu sinyaller deriye yapıştırılan bir bant harici birşey tarafından saptanamayacakmış.
  4. Bu sinyaller kalp ritmi, solunum, vücut sıcaklığı, vücut duruşu ve hatta uyku düzeni gibi konuları ölçebilecekmiş. Bu bilgiler tedaviye nasıl tepki verdiğinizi görmek için doktorlar tarafından kullanılacakmış.
  5. Bu veri cep telefonları yardımıyla ilgili kişilerle, örneğin doktorumuzla, paylaşılacakmış. Bu bilgiyi kullanan doktor ilaç dozajı, ilaç değişikliği gibi konularda geri bildirimde bulunabilecekmiş.
Bu tedavi yönteminin ücreti aylık 50 paund civarında olacakmış. Bu hizmetin Eylül ayında hastalara sunulabileceği de bildirilmiştir.

iPhone'un Rekor Satış Rakamı

Apple'ın raporuna göre firma iPhone, iPad ve Mac üretim hattı için 2011 yılının ilk mali çeyreğinde net 13.06 Milyar dolar kar elde etti.

Aynı üretim hattı için satış rakamları aşağıdaki gibi
  • 37.04 milyon iPhone satıldı. %128'lik artış.
  • 15.43 milyon iPad satıldı. %111'lik artış.
  • 5.2 milyon Mac satıldı. %26'lık artış.
Tek düşüş iPod biriminde oldu. Aynı dönemde 15.4 milyon iPod satıldı bu önceki döneme göre %21'lik bir düşüş demek.

Genel Müdür Tim Cook bu satış rakamları için aşağıdaki değerlendirmede bulundu:
"iPhone, iPad ve Macler için rekorları alt üst eden bu satış sonuçları bizi büyük bir biçimde heyecanlandırdı. Apple'ın momentumu inanılmaz bir biçimde güçlü ve satış hattımızda inanılmaz yeni ürünler bekliyor."

Thursday, November 3, 2011

Google'ın algoritma kara deliği

Daha önce Google ile ilgili birçok yazı yazmıştım. Öncelikle belirteyim Sergey Brin ve Larry Page'in bundan on sene önce yaptığı iş gerçekten takdir edilecek seviyede. Bu yazımda hangi açılardan Google arama motorunu başarısız bulduğumu, önceki yazılarımda hangi noktalara dikkat çekmek istediğimi maddelemek istiyorum.

Öncelikli olarak firmanın arama motoru dışında ürünler çıkarmasını mantıksız buluyorum. Bu firmanın odak noktasını arama motoru olmaktan çıkarıyor. Benzer konuyu Steve Jobs görmüş olsa ki, Larry Page'e verdiği öğütlerde bunu belirtmiş, 

"that are adequate but not great. They’re turning you into Microsoft.” [yeterliler ancak müthiş değiller. Bunlar sizi Microsoft'a çeviriyor.] (firmanın hazırladığı ürünlerden bahsediyor)

Steve Jobs ile benzer fikirlere sahip olmak güzel birşey. Müthiş olmayan birçok ürüne sahip olmak Steve Jobs'a göre iyi birşey değil. Bana göre ise, firmanın kar ineği dururken ve milyar dolar kazandırırken farklı pazarlarda boy göstermeye ne gerek var. Başarı elinizdekini alıp daha mükemmel hale getirmek değil midir? On sene önce hazırlanan arama motoru temelde aynı teknikleri kullanıyor ve bir adım öteye gitmemiş. Elinizde bu kadar iş gücü, maddi ve teknolojik imkan varken bunu daha ileriye götürmeyi hedeflemek daha doğru değil midir? Başarı olan ürünleri tekrardan yazmak değil. Mobil işletim sistemleri zaten var, tarayıcılar zaten var. Esas başarı önceki yaptığınız işi daha üste çıkarmaktır. Ancak o zaman kendinizi başarılı görüp yaptıklarınızı insanlarla paylaşabilirsiniz. Önceden tüm sorunları çözülmüş bir tarayıcıyı alıp, hatta kodlarını da sağdan soldan toplayıp, daha performanslı hale getirip daha sonra da Amerika'yı yeniden keşfetmişçesine dolaşmak hoş değil. Esas iş çözülmemişi çözmek, önceki yaptığınız işleri daha ileri götürmektir. Firma bunu başaramadığı için başarılı bulmuyorum.

Daha önceki yazılarımda arama motorunun SEO spamlarının tuzağına düştüğünü belirtmiştim. PageRank algoritması artık dev bir spam üreteci gibi. Arama motorunun tüm arama sonuçlarını manipüle ediyor, doğru bilgiye ulaşmak her geçen gün zorlaşıyor. Ben bunları birkaç senedir söylüyorum. Bakın Jason Hiner, Tech Republic yazarlarından, benzer konuyu önceki günkü yazısında belirtmiş. Jason yazısında aşağıdaki iki temel noktayı belirtmiş

1.) The search results on Google.com were becoming increasingly ineffective because they were littered with “web spam” and articles from “content farms” (sites creating faux content to turn as many ads as possible). [Google.com da bulunan arama sonuçları artan bir biçimde işlevselliğini yitiriyor, "web spam" ve "içerik tarlaları"ndaki içeriklerle çöp haline geliyor (suni içerikle reklam üreten siteler).]
2.) Social media has been replacing traditional web search for many different kinds of information gathering and Google didn’t have a legitimate play in social. [Farklı bilgiler toplama yoluyla sosyal medya geneleksel web aramasını değiştiriyor ve Google'ın akla uygun sosyal oynama rolü yok]


Burada Jason'ın atladığı bir nokta var o da SEO'ların arama sonuçlarına etkisi. Google.com'daki en büyük spam üreteci PageRank algoritması. Bunun değişmesi gerekir. Ancak bunu değiştirmek bir insanda anestezi yapmadan ve göğüs kafesini açmadan kalp nakli yapmak gibi bir şeydir. Tamamen gerçek dışı. Ancak web on sene önceki web değil. Değişen bir dünya var, değişen ihtiyaçlar ve sürekli değişen bir web düzeni var. Buna göre arama motorunun kendini yenilemesi bu düzene ayak uydurması gerekiyor. Elinde bu kadar iş gücü, bu kadar teknolojik ve maddi imkanlar varken, bu tip şeyleri görüp değiştirmemesi bana göre firmayı ve arama motorunu başarısız yapıyor.

Y Jenerasyonu, milleniallar iş dünyasında, yöneticiler sıkı durun

Bilgisayarda birden fazla iş yaptığınız zaman dikkatiniz dağılmıyor mu? Aynı anda hem mesajlaşıp hem de iş yapabiliyor musunuz? Her sabah uyandığınızda sosyal ağlarınızı, epostalarınızı kontrol etmeden duramıyor musunuz? Bir bilgiye ihtiyaç duyduğunuz zaman kontrol ettiğiniz ilk şey bir arama motoru mu? Siz de bir millenialsiniz demektir. Korkmayın kötü birşey değil.

Bu yeni jenerasyon öncekilere göre oldukça farklı ve aralarında ciddi jenerasyon boşlukları bulunuyor. Bu insanlar bilgisayarlarla büyümüş. Bu sebeple bu insanlar için facebook veya twitter hesaplarını kontrol etmek 50 yaşındaki bir patronun saatini kontrol etmek kadar normal. Bir millenial için iş yerinde bunların kısıtlanması, önceki jenerasyondan bir patronun iş yerinde saatine bakmasının kısıtlanmasına eşdeğerdir. Yine sürekli bilgisayarlarla büyüdükleri için bilgisayarda birden fazla işi aynı anda yapmaları onların en doğal özelliklerinden. Aynı anda gazete okuyup, rapor hazırlayıp, sosyal ağdaki arkadaşları ile mesajlaşabilirler.Tüm bunların yanında cep telefonu ile anneleriyle konuşabilirler. Bunları yapmak onlar için doğal. Dahası aynı anda tüm bu işleri yaparken sadece tek birine gerçekten konsantre olabilirler. Bu jenerasyon işe gitmeden, iş yapıp para kazanabilir. Bazıları hem işe gidip hem de para kazanabilirler. Masalarından uzak durmaları onların iş yapmadığı anlamına gelmez. Kendilerinden yaşça büyük olanlardan korkmaları öğretilmemiş. Onlara göre dikey hiyerarşi diye birşey yoktur, hiyerarşileri hep yataydır. Yöneticileri kendi seviyelerinde görürler. Bir sorun anında baştaki adama ulaşıp ona birkaç kelime söylemek onları korkutmaz. Bilgisayarlarla bu gençler ABD başkanına, Bill Gates'e falan mesaj atabiliyorlar ve onlarla sohbet edebiliyorlar. Tabiki çalıştıkları yerde dikey hiyerarşiden hoşlanmazlar. Aksine bunun kısıtlanması onların kaçmasına sebep olur. Sorulara soruyla karşılık verirler. Bir şey söylediğiniz zaman sırf onu söylediniz diye yapmazlar, nedenlerini araştırırlar veya irade kullanıp yapmama yoluna gidebilirler ve bu tip kararlar almaları onları korkutmaz. Millenaller anlamlı buldukları işlerle motive olurlar. Bazıları için bu çalıştıkları firmanın doğasında olan birşeydir. Bazıları içinse bu yaptıkları işin doğasında vardır. Tek düze değillerdir. Her biri farklıdır, farklı yaşam biçimleri farklı hayat görüşleri vardır. Sırf ABD tarihinin en çeşitli ve farklılıklarla dolu jenerasyonudur.

Tam olarak millenial nedir? Yaklaşık olarak 1977 ve 1995 arası doğan kişiler millenial olarak kabul ediliyor.Gen Y, Neden Jenerasyonu, Adultolescent, Echo Boomer, Sonraki Jenerasyon, Gen I, Teknoloji jenarasyonu isimleri ile adlandırılıyorlar.

Bu jenerasyonun iş dünyasında yerini alması klasik yöntemlerin sorgulanmasına neden olmuştur. İşe alınma ve yönetilme yöntemleri tamamen farklıdır. Google, UPS, Microsoft gibi firmalar işe alım ve yönetim süreçlerini değiştirmiştir. Google firmasındaki çalışanlar, kurucuları olan Sergey Brin ve Larry Page'e (CEO) doğrudan ulaşabilecek şekilde düzenlenmiştir. Bill Gates'e siz bile ulaşabilirsiniz.

David Morrison'a göre millenialler aşırı derecede hızlı öğrenirler ve bilgileri bir araya çok çabuk toparlarlar. Bu bir takımda olabilecek çok önemli özelliklerdendir. Lynne Lancaster'e göre millenialler ilgili anne baba tarafından yetiştirilerek, katılımları için her zaman ödüllendirilmişlerdir. Bu özgüven sayesinde yöntemleri takip edebilirler. Ek olarak Lancester, çoğu millenial çocukluktan beri yoğun bir tempoda yaşamlarını sürdürmektedir. Bu sebeple aşırı iş yükü onları korkutmaz demektedir. PC'lerle büyüdükleri için hız teknoloji ve sosyal ağlar onlar için çok doğaldır diye eklemektedir.

Belki boyuneğmez talepler hakkındaki efsaneleri duymuşsunuzdur ("Ben fazla mesai yapmıyorum"), veya uzlaştırıcı girişkenlikle ilgili olanları ("CEO ile birkaç kelime edebilir miyim?"). Girişkenlik kahramanı hikayelerinden olan Bill Gates ve Jeff Bezos ile büyümüş olmak, onlara bir firmayı kolaylıkla bırakabilme özelliği vermiştir. MTV ve NBC ile çalışan ve silikon vadisinde bulunan bir teknoloji firması yöneticisi olan Zaw Thet "Son yıllarda, kesinlikle genç girişimcilerde artış gördüm - biz birçok müthiş çalışanımızı kaybettik. Süpriz bir açıklama olabilir fakat insanlarla çalışmayı sürdürmek çok daha zorlaştı" diye açıklamıştır.

Bir başka süpriz daha var. Millenialler metin mesajlarında ustadır. Bunlarla büyümüştür. Ancak kendilerinden daha genç olanlar onlardan sekiz kat daha fazla mesajlaşabilmektedir.

Geleceğin jenerasyonu, yeni nesil yöntemlerle idare edilmelidir.

Kaynaklar,
http://www.bnet.com/article/what-is-a-millennial/201716
http://www.bnet.com/feature/managing-millennials/202082
http://www.techrepublic.com/blog/tech-manager/it-managers-prepare-for-the-millennials/507